Birçok organı etkisi altına alan Behçet hastalığı kronik ve kesin tedavisi bulunmayan bir rahatsızlıktır. Hastalık, ağız içerisinde ve cinsel organ civarında oluşan ülserler ile birlikte deri, eklem, göz, sinir ve damar tutumu ile devam eder. İsmini kendisini ilk defa tanımlayan Hulusi Behçet’ten 1939 senesinde almıştır.

Sebebi tam olarak bilinmemek ile beraber bağışıklık sisteminin vücutta yer alan dokulara savaştığı otoimmün rahatsızlıklardan birisi olarak tanımlanmaktadır. Rahatsızlığın en belirgin özelliği ağız yarasıdır. Yanak içerisinde, dudak, dil ve damakta meydana gelen yaralar tekrarlar ve sürekli çıkarak birkaç içerisinde düzelir.

Rahatsızlık kadınlara göre erkeklerde daha çok oluşur. En fazla 20-30’lu yaşlarda meydana gelen rahatsızlığın oluşumu yaşa bağlı olarak azalmaktadır. Behçet hastalığı dünyanın her noktasında görülebilir fakat İsrail, Japonya ve Türkiye’de daha çok ortaya çıkabilmektedir.

Behçet Hastalığı Nedenleri

Rahatsızlığın sebebi kesin olarak bilinmemektedir fakat rahatsızlığın oluşması için uygun şartlar hazırlayan genetik yatkınlık ve çevresel faktörler üzerinde durulur. Bunun haricinde bakteri ve virüslerin Behçet hastalığı oluşumunda rol aldığı düşünülür. Genetik yatkınlık rahatsızlık üstünde etkisi kesin olarak kanıtlanmamıştır ancak az da olsa ailenin diğer bireylerinde de görülebilir.

Behçet Hastalığı Belirtileri

Behçet hastalığın çok fazla belirtisi vardır ancak en çok ve ilk görülen belirtisi ağız yarasıdır. Hemen hemen bütün Behçet hastalığı vakalarında ağız yarası görülmektedir.

Yaraların tekrarlama özelliği vardır ama tekrarla sıklığı değişiklik gösterir. Yanak içerisi, dudak, yumuşak damak ve dilde bir ya da birden çok defa görülebilmektedir. Ortası kirli beyaz, çevresi kızarık ve ağrılı olan bu yaralar diğer belirtilerden seneler önce meydana gelebilir.

Vücudun diğer kısımlarında da ağız ülserine benzeyen yaralar oluşabilir. Özellikle rahatsızlığın başlangıç aşamasında sürekli oluşan deri sorunları da diğer bir belirtisidir.

Bunlar; kırmızı ve ağrılı yumru halinde sertlik, sivilceye benzeyen ve mikropsuz kabarcıklar, deri damarının rahatsızlanmasıyla alakalı şikâyetlerdir. Behçet hastalığının en büyük belirtilerinden birisi de cinsel organ civarında oluşan yaralardır. Deriden kabarık, sivilceye benzeyen ve kırmızı, iyileşirken iz oluşturan bu yaraların tekrarlayıcı özelliği vardır. Cinsel bölge yarası ağız ülserine oranda daha seyrek olur ancak iyileşme süresi uzundur.

Görme bozukluğu, kanlanma, ağrı ve ışığa karşı hassaslık hastaların en büyük şikâyetleri arasındadır. Ayrıca gözün iltihaplanması en önemli organ tutulmalarından birisidir ve Behçet hastalarının yaklaşık yarısında görülmekte olan bir belirtidir.

Diğer Belirtileri ise;

Eklem iltihabı, şişme ve ağrı; Hastaların yarıya yakınından eklem sorunları görülür.

Damar İltihapları; Toplardamar ya da atardamar tutulumu Behçet hastalarının karşı karşıya kaldığı problemlerden birisidir.

Sinir sistemi tutulumu; Baş ağrısı, denge ve konuşma bozukluğu ve unutkanlık gibi belirtiler vardır fakat çok az görülür.

Sindirim sistemi sorunları; mide ve bağırsak problemleri az da olsa görülmektedir.